Tıp dilindeki ismi ‘konstipasyon’ toplum içerisindeki ismi ‘kabızlık’ olan ve herkesin hayatında bir kere yakalandığı bu dışkılama sorunu birçok makat hastalığına neden olmaktadır. Genellikle geçici bir sorun olsa da kronik bir hal aldığı zaman ciddi problemlere yol açmaktadır. Kabızlık ve kabızlığın yol açtığı komplikasyonlar, günlük yaşam kalitesini bozuyor. Kabızlıkta basit yöntemlerle tedavi edilebilecekken, kalıcı yapısal değişikliklere neden olarak operasyonlar mecbur bırakıyor. Bu yüzden kabızlığı önlemek için altta yatan nedenleri erken tespit etmek ve bu doğrultuda çözümler almak çok önemlidir. Kabızlık her yaşta insanı etkileyen ve oldukça sık rastlanan bir sindirim sorunu olduğundan bahsetmiştik. En rahatsız edici belirtisi tuvalete çıkma zorluğu olan kabızlık ayrıca şişkin bir karına, iştah kaybına, ağız kokusuna, depresyona neden olabilir. Kabızlığın başlıca nedenleri dengesiz beslenme, yeterli su içmeme, düzensiz tuvalete çıkma alışkanlığı, hareketsiz yaşam tarzı, karın kaslarının güçsüz olması, hemoroid, stres ve bazı ilaçların kullanımıdır. Neyse ki sindirim sisteminizi yeniden düzenli çalıştıracak doğal tedaviler bulunuyor.
Halk arasında basur ismiyle de bilinen hemoroid, anus ve rektum bölgesinde genişleyen toplardamarların dışarıya doğru sarkmasıdır. Makat bölgesinde bulunan toplardamarlar şiddetli ıkınma sonucu genişler ve dışarıya doğru yastıkçık şeklinde sarkmaya başlar. Kronik kabızlık gibi durumlarda kişi şiddetli ıkınma ile makat bölgesindeki damarların tahrip olmasına sebep olur. Bu yüzden damarlar dışarıya doğru sarkmaya başlar ve sarkık memeciklere dönüşür. Kronik kabızlık, ishal, aşırı ıkınma, düzensiz tuvalet alışkanlıkları veya gebelik gibi durumlar hemoroid rahatsızlığına sebep olmaktadır.
Hemoroidin en temel nedeni kronik kabızlık ve tuvalette uzun zaman geçirmektir. En temel anlamıyla hemoroid, makatta normal insan anatomisinde de mevcut damardan zengin yastıkçıkların dışa doğru sarkmaları, şişmeleri ve kanamaları ile ele gelen memeler, şişliklerin ortaya çıkması olarak tanımlanır. Nedenlerin başında kabızlık, uzun süreli ıkınma ve tuvalette uzun zaman geçirilmesi gelir. Ayrıca yaşın ilerlemesi, gebelik ve doğum süreci, bağırsak kanseri, bağırsak fıtığı gibi başka hastalıklar da hemoroid oluşumuna neden olabilir. Kronik kabızlık veya ishal bağırsak hareketleri sırasında zorlanma, tuvalette uzun süre oturmak bu koşullardan herhangi biri, hemoroit yastığında bulunan toplardamarları etkileyebilir. Bu bağ dokularından, düz kaslardan ve sinüzoidler olarak bilinen kan damarlarından oluşan anal kanalın iç yapısıdır. Herhangi bir türün gerilmesi hemoroit yastıkta kan basıncında ani bir yükselmeye neden olabilir. Bu da, bir teknenin yerinde tutması gereken kaslardan ve bağlardan kaymasına neden olabilir. Kronik ishal veya kabızlık, anal ve rektal (anorektal) dokuların kalıcı inflamasyonunu tetikleyerek işleri daha da kötüleştirebilir.
Kabız olduğunuz zaman yapmak isteyeceğiniz son şey yanlış şeyler yiyerek hemoroid hastalığınızın gidişatını daha çok kötü hale getirmektir. Peki, yememeniz gereken besinler hakkında ne kadar bilgilisiniz? İşte kabız olan kişilerin yememesi gereken gıdalar:
Kızarmış yiyecekler yenildiği zaman vücudun yiyecekleri işlemesi ve sindirmesi oldukça zordur. Bu yüzden de kabızlık gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Süt ürünleri içerisinde bulunan laktoz ve bazı proteinler kabızlığı arttırıcı rol oynamaktadır. Beyaz un, işleme sürecinde içerisindeki kepekten arındırılır. Bu sayede buğdayın içerisindeki posa kaybolur. Posasız besinler ise kabızlığı tetikler. İşlenmiş etler üzerinde raf ömrü uzatılmak için bazı kimyasallar uygulanır. Ve bu kimyasallar bedenin sindirim sistemini bozmaktadır. Kırmızı et tüketimi de azaltılmalıdır.
Hemoroid hastalığının en temel nedenlerinden biri kronik kabızlıktır. Kronik kabızlık yüzünden kişi dışkılama esnasında makat bölgesini şiddetli ıkınma ile zorlar. Hemoroid tedavisinde özellikle ameliyattan korkan insanlar tedavi olmaktan korkmaktadırlar. Fakat gelişen teknoloji ve bilim ile ameliyatsız yöntemler de mevcuttur. Ameliyatsız hemoroid tedavisinde narkozun yan etkileri hissetmek istemeyen hastalar da bu yöntemi tercih eder. Tedavi yalnızca 5 veya 10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Hastanın hiçbir gündelik hayatı kısıtlanmadan tekrar sosyal hayatına dönebilir. Tedavi esnasında ağrı ve sızı olmayacağı gibi kişi sosyal hayatına döndüğü anda da herhangi bir ağrı sızı hissetmez. İşlem diğer yöntemlere göre oldukça ağrısız gerçekleşir ve kesin sonuç vermektedir.
Op. Dr. Yasir Gözü
Genel Cerrahi
Bu sitede çerezler kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın. Siteyi gezerek çerezleri kabul ediyorsunuz.